Tornetli Günleri Özledik…

Top oynardık, mesela tek kale maçlar yapılırdı. Topa bir vururduk ağacın tepesinde kalırdı. Hemen bir kavga başlardı, aramızdan bir suçlu bulmaya çalışırdık ve topu almaya gönderirdik. Oyun biterdi ve biz su gibi terlerdik. O günleri özledik…

Okullarımızın odunlarını biz taşırdık. Sıra sıra dizilir, elden ele geçirerek sınıftaki sobanın yanına ulaştırdık. Sahiplenmiştik okulumuzu. Kimse çocuğumu niye çalıştırıyorsun diyerek gelmezdi okula. Çünkü okul sadece öğretim değildi. Eğitmekti aynı zamanda hayata karşı.





O Günleri Özledik…

Top oynardık, mesela tek kale maçlar yapılırdı. Topa bir vururduk ağacın tepesinde kalırdı. Hemen bir kavga başlardı, aramızdan bir suçlu bulmaya çalışırdık ve topu almaya gönderirdik. Oyun biterdi ve biz su gibi terlerdik. Okullarımızın odunlarını biz taşırdık. Sıra sıra dizilir, elden ele geçirerek sınıftaki sobanın yanına ulaştırdık. Sahiplenmiştik okulumuzu. Kimse çocuğumu niye çalıştırıyorsun diyerek gelmezdi okula. Çünkü okul sadece öğretim değildi. Eğitmekti aynı zamanda hayata karşı.

Arkadaş çevremiz şimdiki sosyal medyadaki kadar çok olmasa da gerçek dostluklarımız vardı, az ve özdü. Hala görüşebildiğimiz ve 90’lara hasret duyduğumuz arkadaşlarımız oldu. Bağlarımızı koparmadığımız, kolay kolay arkadaşlıktan çıkarmadığımız.

Şu anki gibi her gün başka şeyler giymezdik. Renkleri uyar mı uymaz mı, altına hangi ayakkabı giymek istediğimiz sorulmazdı bize. Annem ne isterse onu giydirirdi. Bayramlarda yeni kıyafetler, ayakkabılar alınırdı. Öyle çarşıdan da değil, pazardan. Kaybolmaktan korktuğumuz yerdi pazar; çok büyük gelirdi küçücük vücudumuza göre. Annelerimizin elinden tutup bi o yana bi bu yana giderdik. Aynı yerden kaç kere geçmişimdir kim bilir. Çerezcilerin önünden geçerken bir iki tane kimse görmeden atardık ağzımıza; çocuktuk işte canımız çekerdi.

Misafirliklere gitmek istemesek de zorla götürürlerdi ve oradaki çocuklarla bir türlü anlaşamazdık. Tam eve gidecekken kaynaşır oyuna başlardık. İşte orda tadı damağımızda kalırdı. Biraz daha oturun diye yalvarırdık babalarımıza.

Mutluyduk her şeyimiz gerçekti. Üzüntümüz, gülüşümüz, acımız. Şanslıydım, çocuk olmanın verdiği bütün güzellikleri yaşamıştım 90’larda. O yüzden şu an biriktirdiğim bir sürü anım var çocukluğuma dair.

Kaynak: Esra Lüleci

POPÜLER KONULAR

YORUMLAR