iPhone 7 ve iPhone 7 Plus inceleme & Karşılaştırma





iPhone 7 ve iPhone 7 Plus inceleme & Karşılaştırma

iPhone 7 Plus gibi iPhone 7 de selefleriyle hemen hemen aynı tasarıma sahip. 138.3 x 67.1 x 7.1 mm.’lik boyutlarıyla bu telefon selefi iPhone 6s ile aynı boyutlara sahip. Ancak 138 gr. ağırlık ile selefinden 5 gram daha hafif olduğunu da belirtmek gerekiyor. Her iki telefonun boyutlarının aynı olması, iPhone 6s kılıflarının iPhone 7 için de kullanılabileceği ihtimalini akıllara getirebilir. Ancak iPhone 7’nin arkasında daha büyük bir kameranın bulunması ve buna bağlı olarak çıkıntının biraz daha geniş alanı kaplaması nedeniyle aynı kılıfı kullanmak pek mümkün görünmüyor.

4.7 inç ekran taşıdığı için iPhone 7, büyük kardeşine göre doğal olarak daha küçük bir alan kaplıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, iPhone 7 kasa büyüklüğü ve ekran boyutu arasında iyi bir denge kuruyor. iPhone 7’yi tek elle kullanmak mümkün, ayrıca cepte de rahat taşınıyor. iPhone 7’yi bir kılıfla kullansanız bile, bu durum değişmiyor.

iPhone 7 de Plus modeli gibi beş farklı renk seçeneğiyle geliyor: Simsiyah, mat siyah gibi yeni renkler, buna ek olarak daha önceden mevcut olan gümüş, altın ve roze altın. Tabii ki, bu yılın renkleri olduğu için simsiyah ve mat siyah daha çekici görünüyor. Ancak simsiyahın yüzey yapısı itibarıyla çizilmelere karşı epey hassas olması, mat siyahı biraz daha tercih edilesi hâle getiriyor. Tabii ki, bu söylediğimiz kılıf kullanmayacaksanız geçerli. iPhone 7’yi bir kılıfla kullanmayı düşünüyorsanız ki, bu noktada Apple’ın deri veya silikon kılıflarını öneririz, istediğiniz renk seçeneğini tercih edebilirsiniz.

iPhone 7 Earpods

Phone 7 ile birlikte değişen en önemli unsurlardan bir tanesi 3.5 mm. kulaklık jakı. Alt kenarda, eskiden 3.5 mm. kulaklık jakının olduğu yerde şimdi ikinci bir ızgara bulunuyor. Kulaklık jakı olmadığı için, cihazın kutusundan çıkan Earpods kulaklıklar, Lightning portuna takılıyor. Apple, eski Earpods’larınızı iPhone 7 ile kullanmanız amacıyla Lightning-3.5mm kulaklık adaptörünü de kutuya eklemiş. Bu adaptörün her kulaklık ile uyumlu olmadığını, 3.5 mm. girişinin biraz küçük yapılmış olması nedeniyle çeşitli kulaklıklarla sorun çıkardığını bu incelemede de belirtelim. Eğer iPhone 7’ye sahip olacaksanız, kablosuz kulaklık sahibi olma fikrini de yavaş yavaş değerlendirmeye başlamanızda fayda var.



Kulaklığın yerini alan ızgara, ilginçtir ki hoparlör işlevi görmüyor. Apple buraya ızgarayı estetik görünsün diye yerleştirmiş. Ayrıca bu yapı telefonun suya dayanıklılığını garanti altına alan önemli yapılardan bir tanesi oluyor. Buna rağmen iPhone 7 stereo hoparlör sistemi barındırıyor. Hoparlörlerden bir tanesi iPhone 6 ve 6s’te olduğu gibi Lightning portunun sağındaki ızgaranın arkasına yerleştirilmiş. Diğeri de önde bulunan ahize hoparlörüne entegre edilmiş. Böylelikle iPhone 7, selefi iPhone 6s’e göre iki kat daha yüksek şiddette ses ve kulakları daha fazla doyuran bir çıkış sunuyor. Gerçekten iPhone 7 ile ses deneyiminde büyük bir aşama kaydediliyor, müzik dinlerken veya video izlerken harici bir hoparlöre ihtiyaç duymayabilirsiniz.

iPhone 7 Çift Mikrofon

iPhone 7’nin ekranının altında yer alan Ana ekran tuşu, yeni modelle birlikte önemli bir değişimden geçiyor. Eskinin fiziksel tuşu yerini dokunmaya duyarlı, yine ikinci nesil Touch ID sensörünü barındıran yeni nesil Ana ekran tuşuna bırakıyor. Apple, iPhone 7 ile birlikte kullanmaya başladığı Taptic Engine dokunsal geri bildirim motoru sayesinde bu tuşa klasik bir tuş hissi vermiş. iPhone’u kullanırken Ana ekran tuşuna bastırdığınızda, bu tuşun titrediğini ve size klasik bir tuşa basıyormuş hissini yaşattığını deneyimleyeceksiniz. Doğrusu, iPhone 7’yi elimize ilk alıp test ettiğimizde bunu garipsedik. Ancak zaman geçtikçe bu yeni tuş sistemine alıştık ve epey kullanışlı bulduk. Bu arada Apple’ın Ana ekran düğmesi tık ayarı yapmaya izin vermesi, sizi rahat ettirecek titreşim şiddetini belirleme imkanı sağlaması da alışmaya epey yardımcı oluyor.

Alt kenarda Lightning portu, 3.5 mm. kulaklık jakının yerini alan ikinci ızgara ve hoparlör çıkışı işlevini gören ızgaranın yer aldığını belirtmiştik. Alt kenarda çift mikrofon bulunuyor, bu da iPhone 7’nin telefon görüşmelerinde ve video çekimlerinde daha iyi performans göstermesini sağlıyor. Sol kenarda ses tuşları ve ses kapatma anahtarı, sağ kenarda da güç butonu ve nanoSIM kart yuvası bulunuyor. iPhone 7 ile birlikte anten çizgilerinde de dikkate değer bir değişiklik yapılmış. iPhone 6 ve 6s modellerinde arka yüzeyi enine kesen, altta ve üstteki iki çizgi kenar sınırlarına kaydırılmış. Bu çizgilere cihazın köşelerinde de kavis verilerek süreklilik kazandırılmış.



iPhone 7 12 Megapiksel Kamera

Sonuç olarak yeni yapıyla birlikte iPhone’lar biraz daha çekici görünüyor. Apple, simsiyah renkli modelde bu çizgileri neredeyse kasayla tamamen aynı hâle getirmiş. O renk versiyonunda anten çizgilerini fark etmek neredeyse imkansız. Arka tarafta sol üst köşede 12 megapiksel kamera, ikinci mikrofon ve LED flaş yer alıyor. Apple logosu ve iPhone yazısı arkada dikkat çeken diğer unsurlar arasında yer alıyor.

Yukarıda yüzeysel olarak bahsettik, şimdi biraz daha detaya inelim. iPhone 7 ile birlikte suya ve toza dayanıklılık Apple’ın akıllı telefonlarına resmen gelmiş oldu. IP67 sertifikasıyla belgelenen bu dayanıklılık sayesinde iPhone 7’yi sağanak yağmur altında daha rahat şekilde kullanabilirsiniz. Ya da telefonunuzu su birikintisine, havuza, tuvalete düşürdüğünüzde veya üstüne bir sıvı döküldüğünde bir bezle temizleyip gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Apple, iPhone 7 ile su altında fotoğraf veya video çekilmesini önermiyor, dayanıklılığın o kadar yüksek seviyelere kadar denenmesini istemiyor. Eğer bu denemede bulunur ve cihazınızın başına bir şey gelirse, garanti kapsamı dışında kaldığını belirtelim.

iPhone 7 Plus İncelemesi

Apple, iPhone’un Plus versiyonuyla daha büyük bir ekran sunmasına rağmen, telefonun tasarımında yüzey alanını küçültecek birtakım düzenlemeler yapmıyor, klasik iPhone tasarımını sunmaya devam ediyor. Sonuç olarak ekranın etrafını epey geniş bir çerçeve çevreliyor. Yüzde 67.7’lik ekran-yüzey alanıyla iPhone 7 Plus, kendi sınıfındaki telefonlar içinde en düşük orana sahip olanlardan bir tanesi. Önceki Plus modeller gibi, bu telefonu da tek elle kullanmak çok pratik değil, aynı zamanda cepte taşıması da biraz zahmetli. Ancak günlük hayatınızda çanta, vs. gibi bir aksesuar kullanıyorsanız, iPhone 7 Plus’ı kullanmak sizin için biraz daha kolay olacaktır.

iPhone 7 Plus her ne kadar daha geniş ekranıyla web sitelerini görüntülemek, video izlemek, vb. işler için daha geniş bir görüntüleme alanı sunsa da, ergonomi açısından daha küçük ekranlı iPhone 7’nin gerisinde kalıyor. Çoğu zaman iPhone 7’yi kullanmayı çok daha pratik bulduğumuzu söylememiz gerekiyor. iPhone 7 Plus elde daha kısa zamanda yorgunluk yaratıyor; her ne kadar ses ve güç tuşları düzgün yerlere yerleştirilmiş olsa da, tek elle kullanırken bu tuşlara erişmek için cihazı elde hareket ettirmek gerekiyor. Apple’ın, daha iPhone 6 ve iPhone 6 Plus zamanından eklediği, Ana Ekran düğmesine art arda iki kez tıklatınca kullanıcı arayüzünün üst kenarının ekranın ortasına doğru inmesi gibi bir özellik tek elle kullanımı biraz olsun kolaylaştırıyor. Ne var ki, bu özelliğin varlığını çoğu zaman unutuyoruz.



iPhone 7 Plus Tasarım

iPhone 7 Plus’ın seleflerine göre tasarım anlamında çok fazla farkı yok diyoruz, ancak bazı açılardan önemli farklılıkların olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bunların başında IP67 sertifikasıyla belgelenen suya ve toza dayanıklılık geliyor. Aslında Apple’ın iPhone 6s ailesinde de dayanıklılık noktasında bazı önlemler aldığı söyleniyordu, ancak iPhone 7 ve iPhone 7 Plus ile birlikte şirket suya ve toza dayanıklılık özelliklerinden bizzat bahsetmeye başladı. Apple, iPhone 7 Plus’ı suyun altına sokup fotoğraf veya video çekimi yapmayı tavsiye etmiyor, aynı zamanda su geçirgenliğiyle ilgili sorunların garanti kapsamı dışında olduğunu belirtiyor. Buna rağmen iPhone 7 Plus ile sağanak yağmur altında telefon görüşmeleri yapabilir, gelen e-posta iletilerine veya mesajlara göz atabilir, bir su birikintisine veya tuvalete düşürdüğünüzde güzelce temizledikten sonra gönül rahatlığıyla kullanmaya devam edebilirsiniz.

Yeni telefonun seleflerine göre bir başka farklılığı da anten çizgileri. 6 ve 6s modellerinde arka yüzeyi enine kesen iki adet çizgi yer alıyor. Bu çizgiler kenarlardan arkaya doğru uzanan anten sisteminin önemli parçaları. Önemli olmasına rağmen, görsel açıdan çok hoş görünmediklerini söylemek gerekiyor, özellikle de altın ve roze altın renklerde pek estetik durmuyordu. iPhone 7 ve 7 Plus ile birlikte Apple, arka yüzeydeki anten çizgilerini üst ve alt kenar sınırlarına kaydırıyor, aynı zamanda bu çizgilerin köşe hatlarını da düzgün biçimde izlemesini sağlıyor. Sonuç olarak ortaya çok daha güzel bir görüntü çıkıyor. Anten çizgilerinin yanı sıra iPhone 7 Plus’ın arkasında yer alan çift kamera sistemi de, bir telefonun iPhone 7 Plus olduğunu ayırt etmede işe yarayacak unsurların arasında yer alıyor.

iPhone 7 Plus Renk Seçenekleri

Bir de renk seçenekleri var. Apple, yepyeni akıllı telefonlarıyla birlikte yepyeni iki renk seçeneği sunuyor. Daha önceki nesillerden bildiğimiz gümüş, altın ve roze altın renk seçenekleri iPhone 7 ve iPhone 7 Plus için de mevcut. Geçen birkaç nesilde gördüğümüz uzay grisi renk seçeneği artık yok. Bunun yerine mat siyah geliyor. Mat siyah renkte ön yüz yine siyah çerçeveye sahip. Arka yüzeyi ise siyaha epey yakın tonda, mat görünümlü bir kaplama sarıyor.

Mat sevmeyenler içinse Apple, simsiyah olarak adlandırılan ikinci bir siyah renk seçeneği daha sunuyor. Simsiyah versiyonda da ön yüzü siyah renkli çerçeve sarıyor. Bunu kenarları ve arkayı saran parlak yüzeyli ve gerçek anlamda “simsiyah” alüminyum gövde tamamlıyor. Apple, yüksek parlaklıktaki siyah yüzeyin yenilikçi bir sürecin eseri olduğuna dikkat çekiyor. Alüminyum gövdenin dokuz adımlı cilalama ve anotlama sürecinden geçtiğini ve sonuç olarak alüminyum gövde ve camın bir bütün gibi göründüğü bir gövdenin ortaya çıktığını söylüyor. Simsiyah renkli model oldukça çekici, ancak bu çekiciliğin bir bedeli var. Apple, bu renk seçeneğindeki modelin yüzeyinin çizilmelere karşı hassas olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca internette rastladığımız veya sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar da yüzeyi kısa sürede çizilmiş veya aşınmış simsiyah renkli modelleri gösteriyor. Her iPhone sahibine kılıf edinmeyi öneriyoruz, ancak simsiyah rengi seçenlere daha şiddetli şekilde öneriyoruz.



iPhone 7 Plus Ana Ekran Butonu

iPhone 7 ve iPhone 7 Plus’ın önemli yeniliklerinden bir tanesi de Ana Ekran butonu. Apple’ın iOS cihazlarının simgesi hâline gelen bu tuş, birkaç yıl önce eklenen Touch ID parmak izi okuyucusundan sonra 2016 model telefonlarla birlikte önemli bir değişiklik geçiriyor. Eski tuşlar gibi basıldığında içeri doğru hareket etmeyen yeni Ana Ekran tuşu, HTC 10’un ana ekran tuşu gibi sabit yapıda geliyor. iPhone 7 Plus kapalıyken Ana Ekran tuşuna bastığınızda herhangi bir şey hissetmezsiniz. Ancak telefonu açıp kullanmaya başladığınızda, Ana Ekran tuşuna bastığınız her seferde sanki eskisi gibi klasik bir tuşa basıyormuşsunuz hissine kapılacak, parmağınızın düğmeyi içe doğru ittiğini hissedeceksiniz.

iPhone 7 ve 7 Plus’ta bulunan yenilenmiş Taptic Engine dokunsal geri bildirim motoru sayesinde bu his kullanıcılara veriliyor. Doğrusu iPhone 7 Plus’ı kullanmaya ilk başladığımızda bu yeni Ana Ekran düğmesini yadırgamıştık, ancak kısa sürede alıştığımızı ve eski tuşlar gibi rahatlıkla kullandığımızı söylemeliyiz. Apple, Ana Ekran düğmesi için tık ayarı yapma imkanı da veriyor. En zayıftan şiddetlisine üç farklı ayar profilinden dilediğinizi seçebilirsiniz. Bu arada, yukarıda belirttiğimiz gibi, Touch ID parmak izi sensörü de mevcut. Bu sensör sayesinde Türkiye’deki kullanıcılar ekran kilidini parola girmeden açabiliyor ya da App Store satın almalarını parmaklarını dokundurarak onaylayabiliyor. Touch ID sensörü çok hızlı çalışıyor ve bu sayede büyük pratiklik sağlıyor.

iPhone 7 Plus Suya Dayyanıklılık

iPhone 7 Plus’ın en yeni iPhone modeli olduğunu gösterecek bir başka önemli ayrıntı da alt kenarda bulunuyor. Apple’ın yeni telefonları tanıtılmadan önce, birkaç ay boyunca 3.5 mm. kulaklık jakının kaldırılacağı şeklinde dedikodular ortalıkta dolaşmıştı. Bu dedikoduların gerçeğe dönüştüğünü gördük. Yeni telefonlarda 3.5 mm. kulaklık jakının yerinde ikinci bir ızgara yer alıyor. Ne var ki, bu ızgara sanıldığı gibi hoparlör işlevine sahip değil. Apple bu ızgarayı daha çok kozmetik amaçla ve aynı zamanda suya dayanıklılığı güçlendirmek için yerleştirmiş. Kulaklık jakı kalkınca, kulaklık bağlantısı da doğal olarak alt kenardaki Lightning portu üzerinden sağlanıyor.

Artık çoğunuz biliyorsunuzdur; iPhone 7 Plus’ın kutusundan Lightning uçlu Earpods kulaklıklar çıkıyor. Alıştığımız 3.5 mm. uçlu Apple kulaklıkları aynı şekilde korunuyor, sadece ucu değiştirilmiş. Bu arada Apple, kutuya bir de 3.5 mm. – Lightning dönüştürücü adaptör yerleştirmiş. Bu sayede klasik uçlu kulaklıklarınızı da iPhone 7 Plus ile kullanabilirsiniz. Kulaklık adaptörü 3.5 mm. uçlu Earpods kulaklıklarla uyum sağlıyor. Ancak HTC One M7, M8 gibi telefonlarla gelen ya da General Mobile GM 5 Plus’ın kulaklığını kullanmak istediğimizde, adaptörün 3.5 mm. girişi küçük kaçtı. Bu durum temasın en iyi şekilde sağlanmamasına ve seste bozulmalara neden oldu. Yani, kutudan çıkan adaptör her kulaklıkla yüzde 100 uyum taşımayabiliyor. Bunun yanı sıra küçük boyutu ve hafifliği nedeniyle kaybetme tehlikesi de oldukça yüksek. En iyisi sık kullandığınız 3.5 mm. klasik uçlu bir kulaklığın ucuna bu adaptörü takmak ve çoğu durumda bu şekilde bırakmak.

Aslında Apple’ın 3.5 mm. kulaklık jakını kaldırmasındaki temel motivasyon kullanıcıları kablosuz kulaklıklara yöneltmek. iPhone 7 Plus’ı Bluetooth kulaklıklarla kullanmak daha pratik olabilir. Eğer bütçeniz yeterliyse, çok yakında piyasaya çıkması beklenen kablosuz Apple kulaklıklarını, nam-ı diğer Airpods‘u tercih edebilirsiniz.

iPhone 7 Plus Lightning

Son olarak iPhone 7 Plus’ın sağına soluna hızlıca bakarsak, alt kenarda 3.5 mm. kulaklık jakının yerini alan ızgara ve Lightning portunun yanında hoparlör bulunuyor. Bu arada Lightning portunun her iki yanında yer alan ızgaralarda birer mikrofonun yer aldığını belirtmeden geçmeyelim. Sol kenarda ses tuşları ve ses kapatma düğmesi yer alıyor. Sağ kenarda ise yukarıdan aşağı doğru güç butonu ve nanoSIM kart tepsisi mevcut. Ön tarafta 5.5 inç ekranın üstüne ikinci hoparlör olarak da işlev gören ahize hoparlörü, FaceTime kamera ve sensör yer alıyor. Arkada çift kameralı sistem yine dışa çıkıntı yapacak şekilde sol üst köşeye yerleştirilmiş. Bunun yanında mikrofon ve çift renkli ve dört LED’li flaş yer alıyor. El feneri özelliğini açtığınızda bu flaşın seleflerdeki flaş ışıklarına göre daha yüksek ışık şiddetine sahip olduğunu görüyoruz. Aşağı doğru indiğimizde Apple logosunu, daha da aşağıda Apple’ın yeni ürünlerinde daha sık gördüğümüz San Francisco yazı tipiyle yazılmış iPhone yazısını görüyoruz.

POPÜLER KONULAR

YORUMLAR