Güneş Oksijensiz Nasıl Yanıyor?

Bilindiği üzere bir yanma olayının gerçekleşmesi için oksijenin gerekliliği ilk sırada gelmektedir. O halde uzay boşluğunda oksijen olmadığı halde güneş oksijensiz nasıl yanıyor?

TNT, dinamit, karabarut, roket yakıtı gibi kimyasal yapıları kararsız maddelerin, hidrojen veya uranyum bombasının patlaması ve güneşteki yanma ve patlamalar gibi aşırı basınç, sıkışma ve sıcaklık sonucu veya doğal radyoaktiflik sonucu yapıları kararsız hale gelen maddelerin ya da atom çekirdeklerinin yanması için ortamda hava ya da oksijen bulunması gerekmez.

Oksijen, kimyasal yanmalar için gereklidir. Nükleer yanmalar ve patlamalar için ise oksijen gerekmemektedir. Güneş’teki yanma ve patlamalar da nükleerdir.



Güneş Oksijensiz Nasıl Yanıyor?

Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümüne yanma denir. Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi ya da bir bileşik, atom ya da iyondan elektron kaybı gerçekleşirse yanma olur.

Kimyasal yanma reaksiyonları kimyasal bir bileşiğin oksijen atomu ile reaksiyona girmesi sonucunda gerçekleşir.

Ateş kimyasal bir reaksiyondur. Yanıcı gazların havada bulunan oksijen moleküllerine temas etmesi bir reaksiyon başlatır bu reaksiyon sonucu ateş oluşur. Kısacası ateşin oluşması için oksijene ihtiyacı vardır.

Kimyasal yanmanın gerçekleşebilmesi için yanıcı madde, oksijen ve tutuşma sıcaklığına ihtiyaç vardır. Yanma olayları yavaş ve hızlı yanma olarak ikiye ayrılır. Doğalgazın yanması hızlı gerçekleşirken, demirin paslanması yavaş gerçekleşir. Oksijen dünya atmosferinde %21 (yaklaşık 1/5) oranında bulunur. Renksiz, kokusuz, havadan ağır yakıcı bir gazdır.

Oksijensiz Ortamda Ateş Yanmıyorsa Güneş Oksijensiz Nasıl Yanıyor?

Yavaş Yanma Nedir?

Demir (Fe) ve bakir (Cu) gibi metallerin, zamanla havanın oksijeni ile birleşmesi sonucunda ortama ısı ve ışık açığa çıkarmadan, meydana gelen yanma olayına yavaş yanma (oksitlenme, paslanma) denir.

Kendiliğinden Yanma Nedir?

Yavaş yanmanın, zamanla hızlı yanma haline dönüşmesidir. Özellikle yağ ve yağlı yüzeyler, normal hava sıcaklığında, oksijen ile birleşmek sureti ile kolayca oksitlenmeye başlar ve oksijen ile yağın birleşmesi sonucu isi oluşur. Bir süre sonra oluşan ısı, alevlenme derecesine ulaşır ve madde kendiliğinden alev alır. Örneğin bezir yağına bulaşmış bir benzinin, bir süre sonra kendi kendine alev alarak yanmaya başlaması gibi.

Hızlı Yanma Nedir?

Alev, Kuvvetli ısı, ışık, korlaşma gibi dışarıdan görülen yanma seklidir. Alevli yanma ve alevsiz yanma gibi iki şekilde meydana gelir.

Patlama ve Parlama Şeklinde Yanma Nedir?

Patlama ve parlama seklinde yanmanın, hızlı yanmadan farkı, enerji boşalma hızının çok yüksek olmasıdır. Patlama ve parlama yangın nedeni değil bir sonuçtur. Patlama ve parlama seklinde yanma, genel olarak 4 grupta toplanmaktadır.

Nükleer Yanma Nedir?

Nükleer yakıtın serbest bıraktığı toplam enerjinin, nükleer yakıtın başlangıç kütlesine oranı. Nükleer reaktörlerde enerji elde edilmesi, hidrojen veya uranyıum bombasının ve Güneş’teki yanma ve patlamalar gibi aşırı basınç, sıkışma ve sıcaklık sonucu veya doğal radyoaktiflik sonucu yapıları kararsız hale gelen maddelerin ya da atom çekirdeklerinin bölünmesi ya da birleşmesi sonucu oluşan yanmaya nükleer yanma denir.

Yıldızların Yaşamı Nasıldır?

Uzayda galaksilerin içinde, nebula olarak adlandırılan, soğuk ve karanlık toz bulutları vardır. Bunlar az sayıdaki helyum atomları ile hidrojen atomlarından meydana gelen seyrek gazlardır. Bu gaz ve toz bulutları, galaksi etrafındaki şok dalgalarının ve gaz bulutlarının kendi gravitasyonel çekiminin (çekim kuvveti) neden olduğu etki ile büyük bulut ve küreler halinde yoğunlaşarak, sıkışıp ısınırlar. Çünkü bu gaz küresi kendini oluşturan gazların korkunç ağırlığına karşı koyamaz. Böylece yıldız taslağı büzülmeyi, merkezdeki basınç ve sıcaklık da artmayı sürdürür (basınçla sıcaklık doğru orantılıdır).Sonunda da yıldız taslağının merkezindeki sıcaklık on milyon dereceye ulaşınca hidrojen yanması başlar.

Bu sıcaklıkta Hidrojen atomlarının çekirdekleri öylesine büyük hızlarla hareket ederler ki, çarpıştıkları zaman birbirleriyle kaynaşıp bu süreç sonucunda hidrojeni helyuma dönüştürürler. Kaynaşan her dört hidrojen çekirdeğine karşılık bir helyum çekirdeği ortaya çıkar. Ama daha önemlisi sonuçta açığa çıkan helyum çekirdeğinin ağırlığı, başlangıçtaki dört hidrojen çekirdeğinin ağırlığından daha azdır. Burada kaybolan madde, Einsten ın ünlü E=m.c2 formulü uyarınca saf enerjiye dönüşür. Hidrojen yanmasından ortaya çıkan bu korkunç enerji, sonunda yıldız taslağının kendi ağırlığını taşımasını sağlayarak büzülmeyi durdurur ve bir yıldızın doğmasına sebep olur.

Güneşin Yaşamı

Bizim yıldızımız olan Güneş’in merkezinde de her saniyede altı yüz milyon ton hidrojen, helyuma dönüşür ve bu süreç milyonlarca yıl sürer. Füzyon ile önce hidrojen atomlarından helyum, sonrasında karbon, azot, oksijen ve diğer elementler oluşur. Yıldızın büyüklüğüne göre zamanla bu elementler de yanmaya başlar.

Bir yıldızın kütlesi ne kadar büyükse, bu aşamaya gelme süresi de o derece kısadır. Örneğin Güneş kadar kütlesi olan bir yıldızın yaşam döngüsü 10 milyar yılı bulabilirken, kitlesi Güneş’in 5 katı olan bir yıldızın yaşamı 80 milyon yıl, 30 kat daha büyük bir kütleye sahip yıldızın ömrü ise 6 milyon yıldan daha kısa olabilir. Öte yandan bir yıldız, Güneş’in yarısından daha küçük bir kütleye sahipse ömrü 30-40 milyar yılı bulabilir.

POPÜLER KONULAR

YORUMLAR